back to - Turc Anglais Dictionnaire

back to

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "back to" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 1 résultat(s)

Anglais Turc
Computer
back to expr. geri
In a word, it could bring its people back to life.
Tek kelimeyle, halkını hayata geri döndürebilir.

More Sentences

Sens de "back to" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
back to africa movement n. afrika geri dönüş hareketleri
twin back-to-back seats n. ikili duvar oturma yeri
back to basics n. özüne dönme
back to basics n. köklere dönüş
returning back to school n. okula dönme
relaxation back to the ground state n. elektronun temel enerji düzeyine geri dönmesi
back-to-back n. terasları ve bahçeleri birbirine bitişik olan evler
take back to v. geçmişe götürmek
call back to mind v. aklına getirmek
take back to v. götürmek (geçmişte bir zamana)
go back to work v. işbaşı yapmak
come back to his memory v. aklına gelmek
come back to one's memory v. aklına gelmek
go back to square one v. sıfırdan başlamak
not to give back v. üstüne yatmak
stand back to back v. sırt sırta vermek
cause to go back v. geriletmek
hark back to v. eski olaylardan söz etmek
hark back to v. önceki konuya dönmek
go back to v. kadar uzanmak
talk back to v. sert karşılık vermek
put something back to v. tarihini öne almak (toplantı/randevu vb)
call back to mind v. hatırına getirmek
come back to v. geri gelmek
talk back to v. karşı gelmek
put something back to v. saatini öne almak (toplantı/randevu vb)
come back to somebody v. aklına gelmek
bring back to life v. hayata döndürmek
hark back to v. geçmişten söz etmek
get back to the stage v. sahneye geri dönmek
get back to someone v. daha sonra aramak
go back to one's place v. yerine dönmek
back to health v. sağlığına kavuşmak
grow back to one's natural colour v. doğal rengini geri kazanmak
get back to the subject v. konuya dönmek
get back to the subject v. konuya geri dönmek
back to square one v. beyaz bir sayfa açmak
back to square one v. beyaz sayfa açmak
get one's life back (to normal) v. hayatını rayına oturtmak
get one's life back (to normal) v. hayatını yeniden rayına oturtmak
(memories) to flood back v. hatıralar canlanmak
(memories) to come flooding back v. hatıralar canlanmak
come back to a subject v. konuya dönmek
go back to one's ex-gf/bf v. eski sevgilisine geri dönmek
go back to one's ex-gf/bf v. eski sevgiliye geri dönmek
date back to old times v. eskiye dayanmak
back to track v. eski seyrini kazanmak
back to track v. yoluna girmek
go back to the beginning v. başa dönmek
go back to beginning v. başa dönmek
go back to one's childhood v. çocukluğuna inmek
date back to old times v. geçmişe dayanmak
date back to v. eskiye dayanmak
date back to v. geçmişe dayanmak
get back to sleep v. tekrar uykuya dalmak
answer back to someone v. (sözle vb.) karşılık vermek
get back to painting v. resim yapmaya dönmek
be too far gone to go back now v. geri dönemeyecek kadar yol almış olmak
go back to work v. işe geri dönmek
get back to camp v. kampa geri dönmek
get back to v. -a dönmek
get back to v. -e geri dönmek
get back to the country v. ülkeye dönmek
come back to work v. işe dönmek
hand something back to someone v. birine bir şeyi elden geri vermek
get back to reality v. gerçeğe geri dönmek
run back to the car v. arabaya geri koşmak
run back to the car v. geri arabaya koşmak
make some sort of deal to get it back v. geri almak için bir çeşit anlaşma yapmak
bring the dead back to life v. ölüleri hayata döndürmek
go back to the hotel v. otele dönmek
come back to work v. işe geri dönmek
go back to prison v. hapishaneye dönmek
check back to the ball v. topa doğru koşmak/hamle yapmak
bring everything back to sex v. her konuyu sekse getirmek
send it back to the publisher v. yayınevine geri göndermek
need a career to fall back on v. sırtını dayayacağı bir kariyere ihtiyaç duymak
be en route back to v. geri dönüş yolunda olmak
get the jumper/sweater on back to front v. kazağın önünü arkasına giymek
wear a sweater back-to-front v. kazağın önünü arkasına giymek
come back to the earth v. dünyaya dönmek
wear back to front v. bir şeyi ters giymek
hark back to v. anımsatmak
hark back to v. (kökeni) bir şeye dayanmak
hark back to v. hatırlatmak
back-to-back adj. terasları ve bahçeleri birbirine bitişik
back to england adj. ingiltere'ye dönmüş
back to england adj. ingiltere'ye geri dönmüş
back to back adv. arka arkaya
Phrasals
go back to v. tarihin derinliklerinden kaynaklanmak
go back to v. zamanın derinliklerine kadar uzanmak
go back to v. -e kadar uzanmak
go back to v. -den beri var olmak
carry someone back to some time v. geçmişte bir zamana götürmek
carry someone back to some time v. geçmişe götürmek
help someone back to something v. birinin bir yere dönmesine yardımcı olmak
lead back to some place v. bir yerin dönüş yolu olmak
lead someone back to somewhere v. bir yere dönmesinde birine rehberlik etmek
pass back to someone v. iade etmek
read something back (to someone) v. bir şeyi birine tekrar okumak
see someone back (to something) v. birine (bir yere dönüşünde) refakat etmek
start back (to some place) v. (bir yere geri dönmek için) yola çıkmak
throw something back to someone v. birine bir şeyi geri atmak
throw something back to someone v. bir sorunu birine iade etmek
head back to v. geri yönelmek
trace back to v. -ye kadar izini sürmek/kökenini bulmak
trace back to v. geriye doğru izini sürmek
trace back to v. geriye doğru takip etmek
cut back to someone or something v. film veya televizyonda bir sahneye geri dönmek
cut back to someone or something v. çekime geri dönmek
drive someone back to someone v. birini başka birine (eski sevgilisi, annesi, babası) tekrar itmek/çekmek
drive (one) back to (someone) v. (birini başka biriyle, eski sevgilisiyle) tekrar birleştirmek/bir araya getirmek
drive (one) back to (someone) v. (birinin başka biriyle, eski sevgilisiyle) tekrar arasını düzeltmek
drive (one) back to (someone) v. (birini başka birine, eski sevgilisine) tekrar itmek/çekmek
drive someone back to someone v. birinin başka biriyle (eski sevgilisi, annesi, babası) arasını düzeltmek
drive (one) back to (someone) v. (birini başka biriyle, eski sevgilisiyle) barıştırmak
drive someone back to someone v. birini başka birine (eski sevgilisi, annesi, babası) geri döndürmek
drive someone back to someone v. birini başka biriyle (eski sevgilisi, annesi, babası) tekrar birleştirmek/bir araya getirmek
drift back (to someone or something) v. suyun üstünde sürüklenerek bir yere yaklaşmak
drift back (to someone or something) v. suyun üstünde yavaşça (birine/bir şeye doğru) sürüklenmek
drive (one) back to (someone) v. (birini başka birine, eski sevgilisine) geri döndürmek
get back (to someone) (on something) v. sonradan (biriyle) konuşmaya devam etmek
get back (to someone) (on something) v. (birine) bir bilgiyle dönüş yapmak
get back (to someone) (on something) v. (birine/bir şeye) dönmek
get back (to someone) (on something) v. (birine/bir şeye) geri dönüş yapmak
get back (to someone) (on something) v. (birine) bir bilgiyle geri dönmek
get back (to someone) (on something) v. (birine/bir şeye) geri dönmek
cut back to (someone or something) v. (birinin veya bir olayın yer aldığı) sahneye geri dönmek
refer back to (someone or something) v. önceki bir şeyle ilinti kurmak
refer back to (someone or something) v. önceye ait bir bilgiyi dönüp incelemek
refer back to (someone or something) v. önceye ait bir bilgiye dönüp bakmak
refer back to (someone or something) v. (bir şeyi incelenmesi/karar verilmesi için birine) geri göndermek
refer back to (someone or something) v. (bir konuyu incelenmesi/karar verilmesi için birine) yeniden yöneltmek
refer back to (someone or something) v. önceki bir şeye gönderme yapmak
refer back to (someone or something) v. (birini) tekrar (birine) yönlendirmek
refer back to (someone or something) v. önceki bir şeye atıfta bulunmak
refer back to (someone or something) v. (birine) bir daha danışmak
sweep back to (something) v. kesin olarak (bir konuma) geri dönmek
sweep back to (something) v. hızla (bir duruma) geri dönmek
sweep back to (something) v. hızla (bir duruma) geri döndürmek
sweep back to (something) v. (bir şeyi/hatırayı) tekrar yaşatmak
sweep back to (something) v. kesin olarak (bir konuma) geri döndürmek
sweep back to (something) v. hızla tekrar (bir duruma) getirmek
sweep back to (something) v. birden (bir şeye/hatıraya) geri götürmek
sweep back to (something) v. hızla tekrar (bir duruma) gelmek
sweep back to (something) v. (bir şeyi/anıyı) anımsatmak
sweep back to (something) v. (bir şey) anımsatmak
take (something) back to (someone) v. (birine bir şey/mesaj) götürmek
take (something) back to (someone) v. (birine bir şey/mesaj) iletmek
take (someone or something) back to (someone or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeye/yere) geri götürmek